Depreme Karsi Yapisal Bilinç El Kitabi

Bu egitim programi Bogaziçi Üniversitesi, Kandilli Rasathanesi ve Deprem Arastirma Enstitüsü ( KOERI), Afete Hazirlik Egitim Projesi (AHEP ) , Deprem Mühendisligi Ana Bilim Dali, ve Afet Yönetimi Merkezi'nden ( CENDIM) bir grup arastirmaci tarafindan hazirlanmistir. Egitim programinin amaci, tüm bireylerde depreme dayanikli yapilarla ilgili bilinç olusturmaktir , bina yapim kilavuzu veya depreme dayanikli bina tasarimi egitimi yerine geçmez.

Bu egitim programi, Amerikan Bord Heyeti ve Lutheran World Relief destegi ile hazirlanmistir. Bu yayin içeriginin , Amerikan Bord Heyeti ve Lutheran World Relief açisindan baglayicilgi yoktur.

Bu yayin Yabanci Ülkelere Afet Yardimi , Amerikan Uluslararasi Kalkinma Kuru mu' nun AOT- G -00-00 - 00235-00 nolu resmi karari ile gerçeklesmistir. Bu yayin içeriginin , Amerikan Uluslaarai Kalkinma Kurumu açisindan baglayiciligi yoktur .

Bogaz içi Üniversitesi, Kandilli Rasathanesi ve Deprem Arastirma Enstitüsü, Afete Hazirlik Egitim Birimi ISBN: 975-6193-36 -0

Bu yayin içeriginin hazirlanmasinda emegi geçenlere tesekkür ederiz.

Çengelköy 346 8 4 istanbul tel: 0216 516 36 00 faks: 0216 332 32 11 e-posta: aheb @ boun .edu . tr internet: www.koeri . boun. edu.tr


Depremde hasar gören binalar toplumda can kaybi , yaralanmalar, ev ve isyeri kayiplari ve toplumsal hayatin kesintiye ugramasi gibi yikici ve trajik sonuçlar yaratabilir. 1999 izmit ve Düzce depremlerinde zarar gören binalarin bir kismi can güvenligi saglayacak yeterlilikte degildi. Bu binalar, yikilarak can kayiplari ve ciddi yaralanmalara sebep oldu. Oysa bu binalarin çogu iyi tasarlanmis, iyi malzeme kullanilarak insa edilmis olsaydi yikilmazdi. Depreme dayanikli bina tasarlayarak, insa ederek ve sürekli bakimini yaparak; büyük depremler sonrasinda binalarda bir miktar hasar meydana gelse bile, sonuçta, daha az ekonomik zarar gören ve daha da önemlisi can güvenligi olan binalara sahip toplumlar yaratmis olacagiz.

1999 izmit ve Düzce Depremleri

Yaklasik 52.000 bina hasar gördü. Bu binalarin;

%70'i orta ve hasf hasarli,

%25'i agir hasarliydi.

%5'i yamyassi olacak sekilde yikildi. Hasarli binalarin %45'i kullanilamaz hale geldi.

Erdik, Mustafa. 2000. Report on 1999 Kocaeli and Düzce Earthquakes.

www.koeri.boun.edu.tr

Depreme dayanikli binalardan olusan bir yapilasma çok çabuk olabilecek bir sey degildir.

Bu olay, emek gerektirir ve böyle bir yapilasmanin gerçeklesmesi zaman alacaktir. Davranislarin, önceliklerin, ilgili yasalarin ve bina üretim sisteminin degismesi; depreme dayanikli olmayan binalarin güçlendirilmesi veya yenilenmesi; küçükten büyüge her binanin, geçerli deprem sartnamesine uygun olarak insa edilmesi gerekecektir. Herkesin, binalarin tasarim ve yapim sürecinden, bakim ve onarimina kadar yapilarin mümkün oldugunca depreme dayanikli olmasi için çaba göstermesi gerekir.

Bu çerçevede bizim amacimiz:

• Her bireyi, binalari depreme dayanikli hale getiren unsurlar ile ilgili bilinçlendirmek;

• Tasarimci, insaatçi ve kullanicilarin davranislarinin binalarin deprem güvenligini nasil etkiledigini göstermek;

• Tüm bireylere, binalarin depreme dayanikli insa edilmesinin en iyi savunuculari olmalari için cesaret kazandirmaktir.

Toplum olarak hep birlikte hareket edersek; hayat kurtarabilir, yaralanmalari ve maddi kayiplari engelleyebilir veya en aza indirebiliriz .

I. Deprem Bölgelerinde Yapi insaati

a. Deprem Bölgelerini Belirlemek

b. Tarih Boyunca Türkiye'deki Yapilar

c. Binalari Depreme Dayanikli insa Etmeyi Ögrenmek

II. Zemin Verilerinin Kullanimi

a. Depremler Sirasinda Zemin b. Yerel Jeolojik Haritalar

III. Tasiyici Sistemleri Tanimak ve Yük Aktarma Sistemini Ögrenmek a. Temeller

b. Deprem Kuvveti ve Diger Bina Yükleri

c. Yük Aktarma Sistemi d. Çerçeve Sistemler

e. Perdeli Sistemler f. Çapraz Destekler

g. Tasiyici Duvar Sistemi

IV. Binalarin Deprem Davranisini Etkileyen Diger Önemli Etkenler a. Betonarme Binalardaki Dolgu Duvarlar

b. Plan sekli

c. Bitisik Nizam Binalar

V. Dogru Malzeme Kullanimi ve Yapim sekli a. Betonarme

b. Ahsap, Himis ve Bagdadi

c. Yigma ve Kerpiç

VI. Kullanim Sirasinda Binalarin Bakimi

a. Binaya ilave Yük Getirmemek

b. Tasiyici Elemanlari insa Edildigi Gibi Korumak c. Binalari Nemden Korumak

d. Zarar Gören Elemanlari Yenilemek

VII. Depreme Hazirlik

a. Tasarim ve Yapim Süreci

b. Mevcut Binalarin Deprem Güvenliginin Arastirilmasi

c. Binalarin Depreme Karsi Sigortalanmasi

d. Kisisel Hazirliklar

e. Aile Afet Hazirlik Plani

f. Deprem Tehlike Avi

g. Binalar için Deprem Tehlike Avi

DEPREM BÖLGELERINI BELIRLEMEK

Dünyanin yüzeyi tektonik plakalar denilen birçok farkli plakadan olusmustur. Bu plakalar sürekli olarak, tirnaklarimizin uzama hizina yakin bir hizda hareket eder. Hareketleri sirasinda birbirlerini iter ve basinç birikimi olustururlar. Sonuç olarak, olusan bu basinç plakalarin kaymasina neden olur ve yer sarsilir; buna deprem denir. Bu, iki parmagimizi siklatma hareketine benzer. Parmaklarimizi birbirine bastirdigimizda, ilk önce hiçbir sey olmaz; fakat daha sonra güç birikir, parmaklar birbirinden siyrilir ve “sik” sesi olusur. Parmaklarimizin aksine, plaka bütünüyle bir anda kaymaz. Yeterli basinç biriktiginde plakayi olusturan parçalar birbirlerinden ayri olarak kayarlar.

Bu plakalarin birbirlerini iterek kaydirdiklari yerlere fay hatti denir. Bazi fay hatlarinin yerleri, yüzeyde biraktiklari izlerden görülebilirken, gözle görülemeyenlerin varliklari deprem kayitlarina dayali olarak anlasilabilir. Bununla beraber, henüz tespit edilmemis fay hatlarinin olmasi ve/veya ileride yeni fay hatlarinin olusmasi ihtimali de vardir.

Türkiye'deki deprem bölgeleri haritasi , farkli deprem tehlikesi olan bölgelei göstermektedir ve bu bölgeler 1'den 5'e kadar siniflandirilmistir. Bu rakamlar, bir bölgedeki deprem tehlikesinin düzeyini belirlemekte ve dolayisiyla yerin ne ölçüde

Deprem Gerçekleri:Dünyada her yil fark edilebilen 500.000 deprem meydana gelmektedir. Bunlarin 100.000 kadari hissedilebilmekte, 100'ü zarara yol açmaktadir.

Bugüne kadar kaydedilmisen büyük deprem 9.5 (Mw) büyüklügündedir ve 1960 yilinda sili'de meydana gelmistir.

Kaydedilmis en eski deprem, Çin'in Shandong kentinde M.Ö. 1831 yilinda olan depremdir. Kaynak: USGS www.usgs.gov

Sarsilabilecegini göstermektedir. Deprem tehlikesi bölgeleme haritalari, yeni fay hatlari bulundugunda ve deprem olusumlari tekrar gözden geçirildiginde degistirilir. 5 ile gösterilen bölgenin ana fay hatlarindan oldukça uzak oldugu, 1 ile gösterilen bölgenin ise ana fay hatlarina oldukça yakin oldugu düsünülebilir. Bu haritalar, yapi tasarimi ve hesaplamalari olusturulurken yerin ne ölçüde sarsilacagina karar vermek için kullanilir. Haritalarin bu amaçla kullanimi, yapilarin maruz kalacaklari sarsintiya dayanacak sekilde tasarlanmalarini ve insa edilmelerini saglar. Her bölgedeki bina, o bölgenin deprem tehlikesine uygun olarak insa edilmelidir. Hangi bölgede bulundugunuzu bilmek, binanizin depreme dayanikliligi hakkinda bilgi vermez. Binanizin nasil yapildigini, hangi malzemelerin kullanildigini ve bakiminin nasil yapildigini bilmeniz gerekir. Bütün tehlike bölgelerindeki binalar, eger o bölgeye uygun sekilde insa edilmislerse, depreme dayanikli olabilirler.

DEPREM BÖLGELERİ HARİTASI

 

TARIH BOYUNCA TÜRKIYE'DEKI YAPILAR

TARIH BOYUNCA TÜRKIYE'DEKI YAPILAR

Türkiye'de depremler çok uzun zamandan beri meydana gelmektedir.

Insanlar da o tarihlerden beri, yer sarsildiginda ayakta kalacak yapilari nasil insa etmeleri gerektigini arastirmaktadirlar. Örnegin; Istanbul'un tarihinde bir dönemde, insanlar evlerini ahsaptan yapmak zorundaydilar; çünkü ahsap depremler sirasinda esneyebiliyordu ve ahsap binanin , tugla veya tas binaya göre yikilma ihtimali daha azdi. Türkiye'nin birçok bölgesinde, geleneksel yapi tarzlari depreme dayanikliligi saglayan özelliklere sahipti. Örnegin; himis binalarda, geleneksel olarak X ve V seklinde ahsap destekler kullaniliyordu. Bu çapraz destekler, bir deprem sirasinda, duvarlarin yanlara dogru devrilme ihtimalini azaltmaktaydi. Türkiye'nin güney bölgelerindeki geleneksel tas yapilarda deprem hatili denilen ahsaplar, tas katmanlarinin arasina yerlestirilmektedir. Bu, deprem sirasinda tas duvarlarin dagilmasini engellemeye yardimci olmaktadir. Mühendisler ve insaatçilar, geleneksel tekniklerin arkasinda yatan bu prensipleri günümüzde yeni yapilarda kullanmaktadirlar. Ayni zamanda, modern beton ve çelik yapilarin depremlerde agir hasar görmesini engellemek için yeni insaat teknikleri gelistirmektedirler.

BINALARI DEPREME DAYANIKLI iNSA ETMEYI ÖGRENMEK

Depreme dayanikli yapi sistemleri hakkinda bildiklerimizin yani sira, hâlâ ögrenmekte oldugumuz birçok sey var. Ne yazik ki, depreme dayanikli bina insa etmekle ilgili birçok seyi, binalarin nasil zarar gördügünü inceleyerek ögreniyoruz. Ayasofya 537 yilinda insa edildiginde bir mühendislik ve mimarlik harikasiydi; fakat problemler ortaya çiktikça, tamir edilmesi ve bazi Kisimlarinin yeniden düzenlenmesi gerekti. Geçirdigi üç büyük deprem sebebiyle, büyük kubbenin 558, 986 ve 1346 yillarinda kismen çöktügü bilinmektedir. Her çökme sonrasinda, Ayasofya güçlendirilerek depreme daha dayanikli hale getirildi. 1573 yilinda, yapilmasinin üzerinden 1000 yil geçtikten sonra, Mimar Sinan , tasiyici sistemi desteklemek amaciyla payandalar ekleyerek yapiyi güçlendirmeye çalisti. 1847 yilinda mühendisler yapiyi bir kez daha incelediler ve güçlendirdiler. Günümüzde ise, deprem mühendisleri, gelecekteki Istanbul depreminde bu görkemli yapinin zarar görmemesi için bazi kisimlarin güçlendirilmesini önermektedirler. Yapilarin depremler karsisinda daha dayanikli olmasi için sürekli yeni yöntemler ögrenmekteyiz.

Büyük depremler olaganüstü bir kuvvete sahiptir ve en iyi sekilde insa edilmis binalarda bile, binalarin kolon ve kirislerinde kilcal çatlaklar gibi hasarlara yol açabilirler. Bununla beraber fay hatlari yakinindaki kent merkezleri gün geçtikçe kalabaliklasmakta ve kentlerdeki depremler çok fazla sayida insani etkilemektedir. Günümüzde zayif bir sekilde insa edilmis yüksek ve orta yüksekliktek binalara daha çok rastlanmaktadir. Bu binalar can kayiplarina yol açma riski tasirlar. Bu yaralanma ve can kayiplari daha iyi yapilasma ve bilgilenme ile önlenebilir. Evlerimizde, isyerlerimizde ve okullarimida güvende olabilmek için, hangi unsurlarin binalari depreme dayanikli hale getirdigini ögrenmek

DEPREMLER SIRASINDA ZEMIN

Mimarlar ve mühendisler, yapilarin geçmis depremlerden nasil etkilendigini inceleyip gelecekte de nasil etkileneceklerini tahmin ederek, depreme dayanikli binalar insa etmeye çalisiyorlar. Bunun için deprem tehlikesi bölgeleme haritalarini kullanip, binalarin gelecek depremlerden etkilenebilme olasiliklarini ortaya koyarak ise basliyorlar. Ayrica binalarin insa edilecegi zemin ortamini inceleyerek, binalarin olasi bir depremden nasil etkilenebilecegini hesaplamaya çalisiyorlar. Bu hesaplamalarla ilgili hususlari deprem sartnameleri belirlemektedir.

Deprem dalgalari fayin kirildigi yerden baslayarak farkli jeolojik (zemin) ortamlardan geçerek yayilir. Depremin gücüne bagli olarak, zeminler bu dalgalarin büyüklügünü arttirabilir; ancak her zemin türü deprem dalgalarini ayni sekilde büyütmez. Deprem sirasinda kaya zemin üzerinde duruyorsaniz, yerin titresimini hissedebilirsiniz; fakat ayni deprem sirasinda çamur zemin üzerindeyseniz, yerin büyük dalgalar ile yuvarlandigini hissetmeniz olasidir. Bunun nedeni, sert zeminlerin, birbirine yakin olan kisa aralikli dalgalari, yumusak zeminlerin ise, birbirinden uzak olan uzun aralikli dalgalari büyütmesidir.

YEREL JEOLOJIK HARITA

Bir binanin altindaki zeminin deprem sirasinda nasil davranacagi bilinirse, bina bu sarsinti sekline uygun malzemeler ve teknikler kullanilarak insa edilebilir. Bu nedenle, deprem bölgelerinde yer alan birçok sehirde, sehrin degisik bölgelerindeki farkli zemin türlerini gösteren jeolojik haritalar vardir. Sismik zemin haritasina bakmak, bölgedeki genel zemin türlerini anlamayi saglar; fakat binanin yapilacagi alandaki zemin tipini anlamak için zemin etüdü yapilmasi gerekir. Deprem mikro bölgeleme çalismalari sonunda olusan zemin haritalari, kentsel arazi kullanimini düzenlemek için kullanilabilir. Örnegin; sehir planlamacilar depreme dayanikli binalar insa etmenin zor olacagi fay hattinin yaninda bulunan veya heyelan olusabilecek çok egimli araziler ve zemin sivilasmasi olabilecek bölgelerin imara açilmasini sinirlandirabilirler. Ayni zamanda, sivilasma meydana gelebilecek yumusak ve bataklik zeminlerde de yapilasmaya sinirlandirma getirilebilir. Mühendisler, zemin haritalarini kullanip zemin örnekleri alarak, ne tür temel ve yapi insa edilmesi gerektigine karar veriyorlar; fakat binanizin altindaki zemin tipini bilmeniz, binanizin güvenliginden emin olmaniz için yeterli degildir. Depreme dayanikli olup olmadigini anlayabilmek için, binanizin nasil yapildigini bilmeniz gerekir.

Daha fazla bilgiye www.ibb.gov.tr adresinden ulasabilirsiniz.

TAŞIYICI SİSTEMLERİ TANIMAK VE YÜK AKTARMA SİSTEMİNİ ÖĞRENMEK

TEMELLER

Binalarin temelleri, insanlarin ayaklarina benzer. Uzun boylu insanlarin ayakta durmak için büyük ayaklara ihtiyaç duymasi gibi, büyük binalar da genis temellere ihtiyaç duyarlar .

Yumusak zemine kurulmus binalar, karda yürüyen insanlara benzer; insanlar karda yürürken batmamak için kar paletleri giyerler. Binalar da yumusak topraga batmamak için genis temellere ihtiyaç duyarlar .

Modern betonarme ve çelik binalarda , binanin üzerinde bulundugu zeminin türüne ve binanin büyüklügüne göre farkli tiplerde temel kullanilir.

Bag kirisleri ile birbirlerine baglanmis tekil temel ler ve sürekli duvar alti temeli sert zeminlerde ve/veya küçük binalarda uygulanir.

Zeminin biraz daha yumusak oldugu durumlarda, bag kirisleri ile birbirlerine baglanmis tek yönlü sürekli temel ler veya iki yönlü sürekli temeller kullanilir. Bag kirisleri , temellerin deprem sirasinda beraber hareket etmelerini saglar ve binanin dengeli bir sekilde desteklenmesine yardimci olur . Bu nedenle, deprem bölgelerinde yapilan, tekil ve sürekli temellerin kullanildigi binalarda bag kirisleri kullanmak önemlidir.

Zemin daha da yumusak ve/veya bina yüksek ise, radye temeller kullanilir.

Zeminin çok yumusak olmasi nedeniyle radye temellerin bile yeterli olamadigi yerler vardir. Bu tür zeminler için baska çözümler de mevcuttur. Özel makinalar kullanilarak zemin sikilastirilabilir. Baska bir seçenek de zemini sertlestirmek için özel sivi çimento karisiminin enjekte edilmesidir. Diger bir seçenek ise, çok yumusak zeminler için tasarlanmis olan, kazik temel olarak adlandirilan özel bir tür temel kullanmaktir. Kazik temel araciligiyla, binadan gelen yükler yumusak zemin geçilerek altindaki sert zemine aktarilir. Ayrica, yumusak zemin ile kaziklar arasindaki sürtünme de bina yükünün tasinmasina destek verir.

Geleneksel yapilarin da iyi temellere ihtiyaci vardir. Geleneksel yapilarda, genellikle tekil temeller yerine, tas veya betondan yapilmis sürekli temeller kullanilmaktadir. Geleneksel yapilarda su ile temastan zarar görebilecek malzemeler kullanildigindan, bu yapilarin temelleri su geçirmez bir malzemeyle kaplanmalidir. Bu islem, binanin geri kalan kisimlarinin zeminden gelen nemden zarar görmesini engelleyecektir.

Bütün yapilar, temellerine emniyetli bir sekilde baglanmalidir. Betonarme binalarda, temelle binanin geri kalan kisimlari benzer malzemeden yapildigi için, birbirlerine kolayca baglanabilir. Deprem bölgelerindeki ahsap binalar, temele kanca demir ile sabitlenmelidir. Bu sayede, bina bir deprem sirasinda bütün olarak hareket edebilir. Geleneksel himis yapilarda bu uygulama görünmemekle beraber son yillarda yapilmakta olan binalarda kanca demir kullanilmaya baslanmistir.

DEPREM KUVVETI VE DiGER BINA YÜKLERI

Binada, binanin agirligini ve diger yükleri tasiyan kisimlara binanin tasiyici sistemi denir. Temeller, bu sistemin bir parçasidir. Bütün bu elemanlar asagida belirtilen yükleri birlikte tasiyarak güvenle zemine aktarabilecek güçlü ve esnek bir sistemi meydana getirirler.

  • Binanin agirligi , sabit yük .
  • Binanin kullaniminda ortaya çikan hareketli yükle r ; insanlar, mobilyalar, iç duvarlar vb.
  • Deprem, rüzgâr, kar gibi dis yükler .

Bu yüklerin çogu yerçekiminden kaynaklanir ve düsey yükler dir. Düsey yükler, binalari yerçekimi yönünde asagiya dogru çeker; fakat deprem ve rüzgâr gibi etkilerin yarattigi yüklerin, düsey yüklerinin yani sira güçlü yatay yükler i de vardir. Binanin altindaki zemin hareket ettiginde, binanin alt kismini da beraberinde tasir; fakat binanin üst kismi alt kismi kadar hizli hareket edemez ve bu hareket sirasinda binanin üst kismi alt kisminin gerisinde kalir. Bu, kolonlarin alt ve üst kisimlarinin farkli yönlere dogru çekilmesi anlamina gelir ve üst katlarin alt katlardan daha çok hareket edecek sekilde binanin yanlara dogru egilmesine neden olabilir. Bu hareket, binaya yatay yük bindirir.

Deprem dalgalari her yönden gelebildigi için, kolonlar bir anda yere dogru itilirken, ayni anda yukari dogru çekilebilirler veya yanlara dogru kayabilirler. Bu nedenle, binanin bütün yönlerden gelecek deprem hareketine dayanabilecek güçte olmasi önemlidir.

YÜK AKTARMA SISTEMI

Binanin tasiyici sistemi bütün yükleri zemine dogru aktarmalidir. Örnegin; odanin ortasinda ayakta duran kisinin agirligi, döseme tarafindan en yakindaki kirislere aktarilir. Kirisler, gelen agirligi bagli olduklari kolonlara dagitirlar. Kolonlar da bu agirligi binanin yüksekligi boyunca tasiyarak, zemine aktaracak olan temele iletirler.

Yüklerin tasindigi sisteme yük aktarma sistemi denir. Bir insanin agirliginin zemine aktarilmasi için, yere kadar olan sürekli bir yük aktarma sistemine ihtiyaç vardir . İyi bir tasiyici sistem, sürekli bi r yük aktarma sistem i ne sahip olandir.

Eger yük aktarma sistemi sürekli degilse, yükler dogrudan zemine ulasamaz. Bunun yerine, zemine ulasmak için baska bir yol bulmalari gerekir. Bu da tasiyici sistemin bazi parçalarinin çok fazla, bazi parçalarinin da az agirlik tasimasina neden olur. Bu dengesizlik, yük çok fazlaysa bazi yapisal elemanlarin hasar görmesine sebep olabilir.

Binalarin, deprem yüklerini karsilayabilmek için de ayni sekilde sürekli bir yük aktarma sistemine sahip olmasi gerekir. Farkli malzemelerden yapilmis binalar, düsey ve yatay yükleri çatidan zemine aktarmak için farkli tasiyici sistemlere sahiptir.

ÇERÇEVE SiSTEMLE

Alçak ve orta büyüklükteki çelik ve betonarme binalarda çerçeve siste m ler sikça kullanilmaktadir. Bu sistemde yapilmis binalarin yapisal elemanlari sunlardir:

  • Temel
  • Kolonlar
  • Kirisler
  • Dösemeler
  • Çati
Deprem dalgalari, çerçeve sistemi olan binalari etkilediginde, kirisler ve kolonlar deprem hareketine direnç gösterirler. Kolonlar ile kirisler arasindaki güçlü baglantilar sayesinde binanin yikilmasi engellenir. Kolon ve kirisler arasindaki baglantilar, çelik binalarda güçlü kaynaklar ve civatalar ile, betonarme binalarda ise uygun bir sekilde yerlestirilmis çelik donatilar ile saglanir.

Çerçeve sistemiyle insa edilen betonarme veya çelik binalarda iyi bir tasiyici Sistem;

  • Sürekli,
  • Dengeli dagitilmis,
  • İyi baglanmis,
  • Esnek ve güçlü olmalidir.

Çerçeve sistemlerin yükleri zemine iletebilmesi için, kolon ve kirislerin bina boyunca sürekli olmas gerekir. Ayrica kolon ve kirislerin dengeli bir biçimde dagitilmis ve mümkün oldugunca simetrik olmasi gerekir. Bu elemanlar simetrik olduklarinda, yükü esit bir sekilde tasiyip kolayca temele aktarabilirler.

İyi bir çerçeve sistem in , yatay deprem yüklerini tasiyabilmesi için iyi bir sekilde baglanmis olmasi gerekir. Bu , kirislerin baglanti yerlerinde kolonlarin olmasi ve kirislerin kolonlara baglandigi yerlerde de en az iki kirisin kolona dik olarak baglanmasi demektir. Bu noktalar da kolon ve kirislerin olmasi , yükün zemine mümkün olan en kisa yoldan ulasmasini saglar ve gelecek depremlerde hasar görebilecek zayif noktalarin olusmasini önler.

Çerçeve sistemlerde, tüm sistemin sürekli, dengeli dagitilmis ve iyi baglanmis olmasi binanin deprem sirasinda dengeli bir sekilde salinim yapmasini saglar . Bu sekilde , binaların hasar görme olasiligi azalir . Binanin bir bölümü diger kisimlarina göre daha rijit oldugunda , bir deprem sirasinda rijit olan bu bölüm fazla hasar görecektir. Bunun sebeplerinden biri, binanin bu bölümünde bazı kolonlarin, digerlerinden daha kisa olmasidir. Bu tür kolonlara kisa kolon denir. Bazi kolonlarin digerlerine göre kisa kabul edilmesinin sebepleri sunlar olabilir:

• Kolona, kat dösemeleri arasinda belli bir yükseklikten (ilave) bir kiris baglanmasi (merdiven sahanligi, asma kat vb. )

• Kolonlar arasindaki dolgu duvarlarin kolonlarin bitisigindeki kisimlarinin, tavana kadar devam etmemesi (bant pencereler , yari bodrum katlarindaki kolonlar)

Kolonlar kisa oldugunda, uzun ve esnek kolonlara göre daha rijit hale gelir. Kisa ve rijit kolonlar ile, uzun ve esnek olan kolonlar ayni katta bulundugunda, kisa kolonlar daha az salinim yapacagindan daha çok hasar göreceklerdir.

Alçak ve ufak binalarin tabanlari deprem dalgalari ile birlikte hareket eder ve üst kisimlari da bu harekete fazla geride kalmadan, daha rahat uyum saglar. Bu nedenle, kolon ve kirisler çok az h areket edecekleri için zorlanmazlar. Yüksek ve agir binalarda ise, deprem kuvvetleri binanin çok fazla yatay yer degistirme yaparak sallanmasina neden olur. Bu sallanma kolon ve kirislerin çok fazla hareket etmesine ve deforme olmasina neden olabilir. Sallanmanin kendisi tehlikeli olmasa da beklenmeyen sonuçlar ortaya çikabilir. Çok fazla sallanma ve bükülme binanin dis kesimlerinde kirilmalara veya duvarlarda çatlaklara neden olabilir. Ayrica bu sallanma, binayi devrilme riski altina sokar veya binanin yandaki diger binalara çarpmasina neden olabilir. Bunu önlemenin ve sallantiyi azaltmanin bir diger yolu da perdeli tasiyici sistem kullanmaktir.

PERDELI SISTEMLER

Yüksek binalar alçak binalardan daha çok sallandigi için, betonarme yüksek binalarda genellikle perdeli sistemler kullanilmaktadir. Perde duvarlar kolonlara benzerler; fakat sekilleri duvar gibi uzun ve dardir. Bu elemanlar her zaman derinliklerinin en az 7 kati genisliginde olmalidir. Perde duvarlar yerçekimi kuvvetlerini tasimakta normal kolonlardan çok daha güçlü degildir; fakat sekilleri nedeniyle perde duvarlar kolayca egilmez. Bir deprem sirasinda, perde duvarlar özellikle de yüksek veya agir binalarin asiri sallanmasini ve deforme olmasini önlemeye yardimci olur . Perdeli sisteme sahip binalarin yapisal elemanlari sunlardir:

  • Temel
  • Kirisler
  • Kolonlar
  • Perde duvarlar Dösemeler
  • Çatı

İyi bir perdeli sistemin perde duvarlari;

  • Sürekli,
  • Dengeli dagitilmis,
  • Farkli yönlere bakiyor olmali ,
  • Binanin bütün kisimlarina esit olarak dagitilmis olmali, iyi baglanmis olmalidir.

Genelde, perde duvarlari kolonlarin yerlestirilecegi birkaç yere koymak yeterlidir. Diger yerlerde , normal kolonlar kullanilir. Betonarme çerçeve sistemlerindeki kolonlar gibi, perde duvarlarin da faydali olabilmesi için, binanin tepesinden temele kadar sürekli olmasi gerekir. Perde duvarlar kirislere ve dösemelere güçlü baglantilar ile iyi bir sekilde baglanmalidir . En önemlisi ise perde duvarlarin bina boyunca dengeli bir sekilde dagitilmis olmasidir. Perdeli sistemler simetrik olmalidir, binanin içinde bir bölgede toplanmamalidir. Sadece merdiven ve asansör bosluklari gibi yerlerde kullanilmalari, deprem sirasinda binanin bütünlügünü bozacak düzensiz hareketlere neden olabilir.

Perde duvarlar kolonlardan farklidir. Çogu kolonlar, yanlara dogru veya öne arkaya dogru egilirken ayni güce sahiptir; fakat perde duvarlar, kolonlar gibi kare veya dairesel olmadiklari için, yalnizca deprem dalgalari uzun boyutlarina dogru geldiginde daha güçlüdürler. Deprem dalgalari kisa boyutlarina dogru geldiginde kolayca egilebilirler. Bu, bir insanin bacaklari açik sekilde ayakta durmasina benzer. Bacaklar, yanlardan itilmeye karsi (uzun yön ) dayanabilirler; fakat arkadan kolayca itilebilirler.

Deprem sarsintisi her yönden gelebilecegi için, perde duvarlarin yarisini uzun boyutlari bir yöne bakar sekilde, diger yarisini ise uzun boyutlari diger yöne bakar sekilde yerlestirmek önemlidir. Bu sekilde her yönden gelebilecek deprem hareketine karsi binanin dayanimi artirilabilir.

ÇAPRAZ DESTEKLER

Tasiyici sistemlerin üçüncüsü çapraz destek sistemi dir. Çapraz destekler genellikle çelik binalarda kullanilir. Ayrica çapraz destekler himis gibi geleneksel yapilarin da önemli bir parçasidir. Çelik binalarda çapraz destekler çelikten, himis gibi yapilarda çapraz destekler ahsaptan yapilmistir. Çapraz destek sistemi kullanilan binalarinyapisal elemanlari sunlardir:

  • Temel
  • Kolonlar
  • Kirisler
  • Çapraz destekler
  • Dösemeler
  • Çati

Bir duvar veya binada kullanilan çapraz destekler, perde duvar islevi yapar. Perde duvarlar gibi çalisan çapraz destekli duvarlar;

  • Sürekli,
  • Dengeli dagitilmis,Farkli yönlere bakiyor olmali ,
  • Binanin bütün kisimlarina esit olarak dagitilmis olmali,
  • İyi baglanmis olmalidir.

TASIYICI DUVAR SISTEMI

Yigma binalar; harman tugladan, delikli tugladan , tastan veya kerpiçten insa edilir. Bu binalarda tasiyici sistem, duvarlarin kendisidir. Tasiyici duvar sistem i ne sahip binalarin yapisal elemanlari sunlardir:

  • Temel
  • Duvarlar
  • Dösemeler
  • Çati Deprem hatili
Asiri sekil degistirme altinda duvarlar çatlayabilir, egilebilir ve parçalanarak yikilabilirler; fakat bazi basit teknikler uygulanarak yigma binalar depreme dayanikli hale getirilebilir. Tasiyici duvarlar;
  • Sürekli,
  • Dengeli dagitilmis,
  • Farkli yönlere bakiyor olmali ,
  • Binanin bütün kisimlarina esit olarak dagitilmis olmali,
  • Duvarlar birbirine iyi baglanmis olmalidir.
Tasiyici duvarlarin, yükleri zemine aktarabilmesi için dengeli bir sekilde dagitilmis ve sürekli olmalari gerekir. Bu, duvarlarin simetrik olmasi ve duvarlarin içinde büyük açikliklar olmamasi anlamina gelir. Tasiyici duvarlardaki büyük bosluklar , duvarlarin deprem veya diger güçler karsisinda ayakta kalmasini g üçlestirir. Pencereler ve kapılar mümkün oldugunca küçük tutulmalidir ve açiklik, binalarin köselerinden en az 1 .5 metre uzakta oldugunda sistem depreme daha dayanikli olur. Yigma binalarda d uvarlarin kalin olmasida , bu binalarin depreme dayanikliligini artirir. Bu nedenle; deprem bölgelerinde insa edilecek olan kerpiç binalarda duvarlar en az 30 cm. tas binalarda ise, en az 50 cm. kalinliginda olmalidir.

Tasiyici duvarlar, perde duvarlar gibi bir yönde daha güçlüdür. Duvarlar her iki yönde simetrik olarak yerlestirilmelidir ve mümkün oldugunca fazla sayida birbirini kesen duvarlar olmalidir. Küçük odalara sahip küçük binalar daha fazla birbirini kesen duvara sahip oldugundan genelde depreme karsi daha dayaniklidir.

Yigma binalari depreme dayanikli hale getirmenin en etkili yolu, duvarlarda deprem hatili olusturmaktir. Betonarme veya ahsap malzemeden yapilabilen hatil, binanin dis duvarlari boyunca sürekli olmalidir. Hatil, en çok kapi ve pencerelerin hemen üzerine yerlestirildiginde etkili olur. Bu sekilde, duvarlar birbirlerine iyice baglanmis olur ve bir deprem sirasinda beraber hareket ederler.

BINALARIN DEPREM DAVRANISINI ETKILEYEN DIGER ÖNEMLI ETKENLER

BETONARME BINALARDAKI DOLGU DUVARLAR

Her ne kadar binalarda tasiyici elemanlar önemli olsa da, depremde bina davranisini etkileyen baska unsurlar da vardir. Dolgu duvar lar, genellikle delikli tuglalardan insa edilir ve bir çok betonarme binanin iç ve dis duvarl arini olusturur. Dolgu duvarlar, binanin agirligini ve diger yüklerini tasimak için insa edilmezler ve yapisal olmayan elemanlar olarak ele alinirlar. Bununla beraber, betonarme binalarda dolgu duvarlarin , kolon ve kirisler arasina yerlestirildikleri zaman, zayif perde duvar gibi davrandiklari yeni bir bilgidir. Bu sebeple, betonarme binalarda dolgu duvarlarin nereye ve nasil yerlestirildigi çok önemlidir. Dolgu duvarlar, deprem sirasinda binalarin dengeli salinim yapabilmeleri için, perdeli sistemlerde oldugu gibi;

  • Binanin temelinden çatisina kadar sürekli olmali,
  • Dengeli dagitilmalidir.
Eger dolgu duvarlar iki kolon arasinda yer aliyorsa en üst kattan en alt kata kadar her katta devam etmeli ve mümkün oldugunca simetrik yerlestirilmelidir.

Dolgu duvarlar, zayif perde duvar gibi davrandigi zaman önemli deprem yükü tasidiklari için bunlarda çapraz çatlaklar olusabilir ve büyük depremlerde duvarin yikilmasina sebep olabilir. Bazi durumlarda bu yararli olabilir. Bu dolgu duvarlar , tasima güçlerinin sinirina kadar kolon ve kirislerin üzerine gelen deprem yükünü paylasarak baskisini azaltirlar. Bu nedenle bazen dolgu duvarlarin varligi kolon ve kirislerde agir hasar olusmasi riskini azaltabilir. Deprem sonrasinda agir hasar görmüs dolgu duvarlarin yenilenmesi, agir hasar görmüs kolon ve kirislerin yenilenmesinden daha ucuz ve kolay olacaktir. Ancak, 1999 Kocaeli depreminde dolgu duvarlarin yikilmasi en büyük yaralanma sebebini olusturdugundan deprem sirasinda dis dolgu duvarlara yakin olmak özellikle zararli olabilir.

Türkiye'deki 1975 Deprem Yönetmeligi olusturulurken dolgu duvarlarin deprem sirasinda bina davranisina katkisina dair bilgi yaygin olmadigindan, dolgu duvarlar bu yönetmelikte yer almamistir. Kocaeli bölgesinde çogu bina da, dolgu duvarlarin yapisal olmayan elemanlar oldugu ve depremler sirasinda bina davranisina katkisi olmadigi düsünülerek insa edilmistir. Ancak 1998 Deprem Yönetmeliginde yapisal olmayan elemanlar olan dolgu duvarlarin , deprem sirasinda binanin tasiyici sistemine az da olsa katkisi oldugu kabul edilmistir. 1999 depreminde bazi binalardaki dolgu duvarlarin tasiyici sisteme verdigi destek sayesinde binanin daha az hasar gördügü gözlenirken, bazi binalarin da dolgu duvarlarin yarattigi rijitlik sebebiyle tasarimina uygun davranisi gösteremedigi ve daha fazla zarar gördükleri tespit edilmistir. Daha da önemlisi, dolgu duvarlari tüm katlarda ayni olacak sekilde sürekli olmayan çogu binalar yikilmis veya agir hasar görmüstür.

Kolonlari, perde duvarlari, tasiyici duvarlari veya dolgu duvarlari en üst katindan temeline kadar süreklilik göstermeyen binalarda, çogunlukla bu elemanlarin kesintiye ugradigi kat hasar görür. Bu kata, yumusak kat denir. Binada yumusak kat olmadigi zaman , tüm katlar deprem sirasinda oldukça uyumlu olarak salinacaktir. Oysa yumusak zemin kati olan bir binada, yumusak kat daha esnek olacaktir ve diger katlar az egilirken, zemin kat daha çok egilecektir. Böyle bir durumda bu kat agir hasar görebilecek, hatta yikilabilecektir.

Mühendisler ve arastirmacilar dolgu duvarlarin nasil ve ne zaman kullanilmasi gerektigi ile ilgili farkli çözümler üretmeye çalisiyorlar. Bugüne kadar üretilen bazi çözümler söyledir:

ÇÖZÜM 1 : TUGLA DOLGU DUVARLARI, EN ÜSTTEN EN ALT KATA KADAR SÜREKLI OLMASINA DIKKAT EDEREK TASARLAMAK VE iNSA ETMEK.

Olumlu (+): Yeni malzemeler ve yapim teknikleri gerektirmez. Uygulamasi kolaydir.

Olumsuz (-): Deprem sirasinda duvarlar çatlayabilir ve yikilabilir; hasara, yaralanmalara hatta can kayiplarina neden olabilir. (Bu risk, ilave malzemeler kullanilarak azaltilabilir.)

Olumsuz (-): Genis dükkânlarin, genis pencerelerin ya da büyük açik alanlarin oldugu katlarda tugla dolgu duvar yapimi genellikle istenmez.

ÇÖZÜM 2 : DOLGU DUVARLAR HASF MALZEMELERLE (ÖRN: ALÇIPAN VEYA CAM) OLUSTURULABILIR.

Olumlu (+): Dolgu duvarlar istenilen her yere yapilabilir .

Olumlu (+): Dolgu duvarlar deprem sirasinda bina hareketini etkilemez.

Olumsuz (-): Alçipan gibi yeni malzemeler daha pahali olabilir.

Tugla ve gaz beton dolgu duvarlarin oldugu binalarda, büyük bir deprem sirasinda bu duvarlarin çatlayarak parçalarinin dökülmesi ve insanlari yaralamasi olasiligini azaltmak için, duvarin dis yüzeylerinde tel örgü veya FRP (fiber ile güçlendirilmis plastik seritler) gibi malzemeler kullanilabilir. Bu sekilde duvarlar desteklenmis ve dolgu duvarlarin tasiyici sisteme katkisi sürdürülmüs olur.

PLAN SEKLI

Bina, yalnizca kendi agirligindan veya içindeki insanlarin ya da esyalarin agirligindan olusan düsey yükleri tasirken plan seklinin önemi yoktur; ancak deprem gibi yatay yükleri tasirken plan sekli önem kazanir. Deprem sirasinda, kare, dikdörtgen veya daire seklindeki binalar sallantiya daha rahat dayanirlar; tüm bina tek bir parça halinde hareket eder ve iki yana dogru kolayca sallanir.

L, H, T veya arti seklindeki binalar deprem sirasinda hasar görmeye daha yatkindirlar. Binanin çikma yapan taraflari ve kanatlari birbirinden ayri olarak hareket edebilir. Bu kisimlar, binanin merkezinden daha hareketlidir. Bu da binayla baglantili olduklari yerde çatlaklara ve yirtilmalara sebep olabilir.

Bina tasariminda çikmalar veya kanatlar kullaniliyorsa, binalar kare veya dikdörtgen parçalara bölünerek ayri ayri insa edilebilir. Parçalarin birlestigi yerde olusturulan bosluklara dilatasyon derzi denir . Bu bosluklara esnek malzemelerden dolgu yapilir . Bu dilatasyon derzleri, depremde binayi olusturan her bir parçanin ayri ayri hareket etmesini saglar.

Binalar, mümkün oldugunca düzgün sekillerde tasarlanmali ve çikmalarinin veya kanatlarinin boyutlari olabildigince küçük olmalidir. Bu, yigma binalar için özellikle önem tasir. Tas, tugla ve kerpiç gibi kirilgan malzemelerden insa edilen yigma binalarin düzgün plan sekilleri olmali ve en fazla iki kat yüksekliginde insa edilmelidir.

BITISIK NIZAM BINALAR

Depreme dayanabilen binalar, esnek olan binalardir . Bu binalar deprem sirasinda ciddi hasar almak yerine güvenli bir sekilde ileri geri sallanirlar. Binanin ne ölçüde sallanacagi tasarimina ve boyutlarina baglidir. Yüksek binalar daha fazla sallanir ; diger bir deyisle yüksek binalarda yatay yer degistirme miktari alçak binalara oranla daha fazla olur.

Bitisik nizam binalar arasinda bosluk yoksa deprem sirasinda birbirlerini etkilerler.

Binalar farkli yüksekliktelerse alçak bina, yüksek olan binanin tasarlandigindan daha farkli bir sekilde deprem davranisi göstermesine sebep olur. Eger alçak bir bina yüksek bir binaya bitisikse , yüksek bina iki ayri bina gibi hareket edebilir. Alt katlar alçak ve rijit bir bina gibi hareket ederken, üst katlar yüksek ve esnek bina gibi davranmaya devam edecektir. Bir deprem sirasinda, binanin iki parçasi farkli hareket eder ve bitisik binalara çarparsa büyük bir olasilikla bu iki parçanin birlesim yerinde hasar meydana gelecektir. Binalar, bu sorun hesaba katilarak tasarlandiginda, daha dayanikli insa edilebilirler.

Komsu binalarin kat dösemeleri farkli yükseklikte oldugu zaman bir binanin dösemesi, komsu binanin kolonunun ortasina karsilik gelebilir.

Bir binanin dösemesi bitisik binanin kolonuna orta noktalarindan çarparsa, bu bina komsu binaya dev darbeler indiren bir balyoz gibi hareket eder.

Bu da, kolonda tehlikeli hasar olusmasina neden olabilir.

Binalar arasinda yeterli bosluk birakildiginda bu problemler azaltilabilir veya önlenebilir.

DOGRU MALZEME KULLANIMI VE YAPIM SEKLI

Kullanilan malzemeler ve binanin yapim sekli; binanin güvenligi açisindan en az tasiyici sistemi, plan sekli, dolgu duvarlari ve komsu binalarin etkisi kadar önemlidir. Asagida binalari depreme dayanikli hale getirmek için yapilabilecekler ile ilgili bazi yaygin örnekler vardir:

BETONARME

Betonarme, son yüzyilda gelistirilmis olan yeni bir malzemedir. Depremin yarattigi sarsintiya karsi koyabilecek kadar saglam ve esnek bir malzeme yaratmak için betonun saglamligi ile çeligin esnekliginin birlesmesinden olusmustur. Bununla beraber her beton ve her çelik ayni degildir. Betonarmenin görevini iyi yapmasi için kaliteli beton ve çelik kullanilmalidir .

Betonu olusturan her maddenin ayri ve özel görevi vardir . Tipki bir pasta gibi, betonu da dogru miktarda ve kaliteli malzemelerle olusturmak çok önemlidir. Beton iyi hazirlandiginda çok saglam bir malzeme haline gelir, düsük kalitede yapilirsa, o zaman çok güçsüz olabilir. Kaliteli beton su malzemelerden olusur:

Temiz su: içinde kimyasallar bulunan kirli su, çimentonun kimyasal reaksiyonuna zarar verir veya onu durdurur. Deniz suyunun içinde tuz su kovasi water bucket
oldugundan betonun içerisine konulacak olan çeligin paslanmasina sebep olur.

Kaliteli çimento

Temiz kum ve çakil: Kirli kum ve çakil, çimentonun çakillara yapismasina engel olur. Ayrica deniz kumu kullanilirsa, kumdaki tuz çeligin çimento cement kum sandhizla paslanmasina ve tüm binanin zayiflamasina sebep olabilir.

Betonun kaliteli olmasi için, karisiminda yalnizca gereken miktarda su kullanilmasi gerekir. Bu miktar da elle karilmayi zorlastirir. Içine karistirmayi kolaylastirmak için fazla miktarda su eklenen beton veya tamamen karistirilmayan beton zayif olur. Bu sebeplerden ötürü, yapi yönetmelikleri, çogunlukla çimento fabrikalarinda karistirilmis ve insaat sahasina mikser kamyonlari ile getirilen hazir beton kullanilmasi gerektigini belirtirler.

Çelik donati çubuklarinin düz yüzeyli degil, nervürl ü (disli) olmasi gerekir. Bu nervürler, betonun donatiyi sikica kavramasina yardimci olur ve onu yerinde tutar. Bu olay, deprem sirasinda özellikle önem tasir.

Nervürlü çelik donati çubuklari, deprem kuvvetine karsi koyabilmesine yardimci olabilmesi için beton kolonlarin ve kirislerin içerisine yerlestirilir. Binada kullanilan çelik donatinin miktari, nereye yerlestirildigi ve birbirine nasil baglandigi da çok önemlidir. iki çelik donati çubugu, daha uzun bir parça meydana getirmek amaciyla birlestirildikleri zaman, iki çubugun üst üste binme mesafesi yönetmeliklerde belirlendigi uzunlukta tutulmalidir. Buna bindirme boyu denir. Bu bindirme boyu donati çubuklarinin kesiti ile baglantilidir. Kalin kesitli donati çubuklarinda bu bindirme boyu daha uzun olmalidir.

Enine çelik donati çubuklari da betonun içindeki boyuna çelik çubuklari sarmak ve onlari deprem sirasinda betonun içinde tutmak için kullanilir. Boyuna donati çubuklarini saran enine donatiya etriye veya sargi donatisi denir . Deprem bölgelerinde, etriyeler çok önem tasidigindan, bunlarin deprem yönetmeliklerine uygun olarak yapilmasi gerekir. Bu sebeple, çogunlukla deprem etriyesi olarak adlandirilirlar . Deprem etriyeleri , bir kutunun etrafini saran bir ip gibi, boyuna çelik donati çubuklarinin etraf ni sararak onlari beton içinde tutmaya yardimci olur . Bu etriyeler , kirislerin ve kolonlarin içindeki boyuna çubuklari çok fazla egilerek burkulmaktan korur. Ayrica betonun kirilarak parçalar halinde dagilmasina da engel olur.

Deprem etriyesinin uçlarinin 135 derecelik açi ile kivrilmasi gereklidir . Böylece kivrilan bu uçlar kolonun ortasindan betonu kavrar. Bu uçlar yeterli uzunlukta ve dogru bir sekilde kivrilmadiklari zaman deprem sirasinda açilabilir ve kolonun kirilmasini önleyemeyebilirler.

Kolonlar ile kirisler arasindaki baglantilar deprem sirasinda etkiye en fazla maruz kalan yerler olduklari için buralarda, kolon ve kirislerin diger yerlerine göre daha sik deprem etriyesi kullanilmasi gerekir. Bu alanlarda, deprem etriyelerinin Deprem Yönetmeligi geregi en az 10 cm. araliklarla yerlestirilmeleri gerekir.

AHSAP, HIMIS VE BAGDADI

Dogru ve saglam malzeme kullanimi ve kaliteli yapim sekli ahsap ve yigma binalar için çok önemlidir. Ahsap; tahta kurusundan , yanarak kömürlesmis bölgelerden ve çürümüs bölümlerden arindirilmalidir. Ahsap binalarda çapraz destek elemanlari çok saglam olmali ve deprem yükünün en fazla olacagi bölgelerde; pencere, kapi ve köselerin çevrelerinde yogun olarak bulunmalidir.

Ahsap tasiyici elemanlar arasindaki baglantilar, baglanti levhalari kullanarak veya birbirine geçmeli parçalardan olusturularak saglam bir sekilde yapilabilir . Baglanti levhalari ; boyanmis metal veya paslanmaz çelikten yapilmis levhalardir.

Bu levhalar; kolonlari, kirisleri, çapraz destekleri, temelleri ve çatilari birbirine baglamak için degisik 20 sekillerde ve boyutlarda yapilabilir

YIGMA VE KERPIÇ

Yigma bina yapiminda kullanilan birçok degisik malzeme vardir. Yigma binalarda kullanilan malzemenin kaliteli olmasi, binanin saglam olmasi için özellikle önemlidir.

Kerpiç tuglalar , kullanilmadan önce 10 –15 gün kadar açik havada kurutulmali ve %15 killi topraktan yapilmalidir. Topragin kil orani çok yüksek olursa tuglalar kolayca kirilir. Bunu engellemek için kil orani çok yüksek olan topraga kum veya saman eklenir.

Et kalinligi fazla, delikleri küçük olan delikli tuglalar, genellikle et kalinligi az ve büyük delikli olan tuglalardan daha saglamdir. Saglam tuglalar düstügü zaman kirilmaz.

Duvarlar insa edilirken harcin dogru uygulanmasi gerekir. Harç, tuglalari deprem sirasinda bir arada tutan malzeme oldugundan, kaliteli olmasi ve dogru uygulanmasi çok önemlidir. Uygulama sirasinda tuglalarin diger tuglalara yapisan tüm yüzeyine harç sürülmelidir. Harci sürerken,

harcin dogru bir sekilde kuruyabilmesi için tuglalarin dogru nem oraninda oldugundan emin olmak amaciyla gerekli önlemler alinmalidir. Asiri nemli olan tuglalar harci tutmazken, asiri kuru olanlar ise harcin içindeki tüm suyu emerek onu zayiflatir. Saglam duvar insa edebilmek için kullanilan tuglalarin disi kuru, içi nemli olmalidir. Sicak ve kuru havalarda, tuglalari nemlendirmek gerekebilir.

Duvarlarin birlestigi köseler yigma binalarin en zayif noktalarindan biridir. Köselerde bir duvari bitirdikten sonra digerine baslamak yerine, ya donati çubuklari kullanilarak iki duvar baglantisini güçlendirmek ya da tuglalari geçmeli bir sekilde dizerek kilit sistemi olusturmak gerekir. Bu sekilde duvarlarin ayrilmalari önlenerek, deprem sirasinda birlkte hareket etmeleri saglanmis olur.

KULLANIM SIRASINDA BINALARN BAKIMI

BINAYA iLAVE YÜK GETIRMEMEK

Bir bina çok saglam, esnek ve depreme dayanikli insa edilebilir. Bununla birlikte, binalarin saglam kalmasi için korunmasi gereklidir. Bir binanin korunmasina yardim etmenin en önemli yolu, binaya fazla yük eklememektir. Bir bina insa edilirken, gerekli hesaplar binadaki kat sayisi, binayi kullanacak insan sayisi, çatiya ve binanin diger bölümlerine ne kadar agirlikta esya yerlestirilecegi göz önünde bulundurularak yapilir. Bu agirliklar binanin büyük bir depreme dayanacak saglamlik ve esneklikte olmasi için yapisal elemanlarinin hangi büyüklük ve sekilde insa edilmesi gerektigini hesaplamak için kullanilir.

Binanin yükünü artirmamak için:

• Binanin projede öngörülmüs kat sayisi korunmali,

• Binanin kullanis amaci yapilis amaciyla ayni olmali,

• Makinelerin ve büyük aletlerin agirliklari ve yerleri planlandigi gibi tutulmali, bunlar degistirilmemelidir.

Eger bir apartman binasi veya bir oss binasi , otopark veya depo olarak kullanilacaksa , orjinal tasariminda tasimasi planlanandan daha fazla makine ve insan yükü tasimak zorunda kalacaktir . Bu ilave yük , normal zamanda, bina düsey yük tasirken binaya zarar vermedigi halde, deprem yüküne maruz kaldigi zaman çok ciddi hasara sebep olabilir. Şunu unutmamak gerekir ki , eger bina agir depolar, büyük fabrika makineleri ve asansörler tas mak için yapilmamissa, binanin kullanim sekli degismedigi halde , bunlari eklemek ve özelikle de kat ilave etmek binanin tasima gücünü zayiflatir. Binaya bir sekilde yük eklenmesi söz konusu oldugu zaman mutlaka bir mühendise danisilmalidir. Apartman veya ofis olarak insa edilen bir bina deprem sartnamesinde belirlenmis olan ve hesaplamalar yapilirken kullanilan önem kat sayisi artacagindan ,okul veya hastane olarak kullanilamaz. Bu tip kullanim degisikligi için binanin deprem sartnamesinde belirlenen kriterleri saglayacak şekilde güçlendirilmesi gerekir.

TASIYICI ELEMANLARI INSA EDILDIGI GIBI KORUMAK

Diger önemli bir bina koruma yöntemi, binalar insa edildikten sonra tasiyici sistemlerinin sürekli oldugundan, dengeli dagiliminin ve baglantilarinin iyi korundugundan emin olmaktir.

Tasiyici sistemde herhangi bir tasarim degisikligi yapilmadan; kolonlarin, kolonlar arasindaki dolgu duvarlarin , kirislerin ve perde duvarlarin yerinden kaldirilmamasi , boyutlarının degistirilmemesi ve ya bunlara ilave yapilmamasi gerekir. Aksi takdirde, tasiyici sistem zayiflayabilir ve deprem sirasinda büyük hasara yol açabilir.

Bazen kapi ve pencere olusturmak veya genisletmek için duvarlarda bosluklar olusturulabilir. Tas, tugla ve kerpiç duvarlar; yigma binalarin tasiyici sistemlerinin en önemli parçalaridir. Yigma binalarda pencereleri veya kapi geçislerini büyük yapmak , tasiyici sistemde zayiflamalara neden olmaktadir.

Ayni sebeple, betonarme binalarda da kolonlar arasindaki dolgu duvarlarin kaldirilmamasi önemlidir.

Binalar, tasiyici elemanlarda büyük bosluklar açildigi zaman da zayiflar. Bina yapim asamasinda, isçiler boru, elektrik tesisati ve kanallarini geçirirken, betonarme, çelik ve ahsap kolon ve kirislerde bosluklar açabilirler. Eger bu bosluklar tasarim asamasinda göz önünde bulundurulur ve ona göre tasarlanirsa, deprem sirasinda bu bosluklar sorun yaratmayabilir. Insaat sirasinda ve sonrasinda, tasiyici sistem elemanlarina tasarim asamasinda göz önünde bulundurulmayan ilave bosluklar açilirsa, yapinin o parçalari zayiflayacaktir. Ayrica demir donatilarin ortaya çikmasi ve hava ile dogrudan temas etmesi durumunda da bu donatilarda paslanma olusacaktir

BINALARI NEMDEN KORUMAK

Bina bakiminin diger önemli bir bölümü ise; binalari nemden korumaktir. Binalarin yapiminda kullanilan malzemelerin çogu, uzun süre nemli havaya maruz kaldigi zaman zayiflar.

• Ahsap elemanlar çürür .

• Binanin çelik parçalari paslanir .

• Kerpiç tuglalar yumusa r ve saglamligini

kaybeder.

• Betonun içindeki donati paslanir .

• Tugla duvarlardaki çatlak ve oyuklarda veya tuglalarin arasindaki harçta biriken sular donar ve baska çatlaklar olusturur .

Yagmuru binadan uzak tutmanin olanagi yoktur; ama bakimina dikkat ederek binanin sudan korunmasini saglayabiliriz.

Binalari korumak için öncelikle çatilar iyi korunmali ve çatidan binaya su girisini önlemek için gerekli bakim ve tamir hemen yapilmalidir. (Örn: Yagmur oluklarinin tikanmasi engellenmelidir.) Yagmur borusu uçlari ve diger bosaltma borulari binanin dis duvarlarindan uzaga yerlestirilmelidir . Genis saçaklarda suyun binanin hemen yaninda birikmesine engel olur.

Bodrum kat nemden korunmalidir. Eger bodrum kat sürekli rutubetli olursa veya bu katta sürekli su kalirsa, oradaki nem kolaylikla binanin tasiyici elemanlarinin içerisine sizar ve onlari zayiflatir. Eger su problemi mevcutsa, o zaman suyu bodrum katindan uzaklastirmak için pompa kullanilabilir, temelin kenarina kayalar konulabilir ve suyu binadan uzak bir yere yönlendirmek için drenaj kanallari olusturulabilir.

Dis cephe kaplamalari kireç, siva veya boya olan ahsap ve tugla binalarin düzenli bir sekilde dis cephe bakiminin yapilmasi gerekir. Bazi tuglalar, rüzgâra ve suya karsi dayanikli olmadiklari için, insaat sirasinda neme dayanikli bir çesit boya ile kaplanirlar. Binanin saglamliginin korunmasi için kaplamalarin bakiminin yapilmasi gereklidir.

Betonarme binalar, betonun bozulma sürecini yavaslatmak ve içindeki donatinin paslanmasini önlemek için, dikkatli bir sekilde korunmalidir . Bunu yapmanin en iyi yolu, dis ortamla demir donatinin arasinda uygun kalinlikta bir pas payi kullanilarak bir beton katmani olusturmaktir. Bu katman 3-5 cm kalinliginda olmali ve binanin kullanimi süresince ayni kalinlikta korunmalidir. Temellerde bu katman daha da kalin yapilmalidir. Betonarme binalarda donatinin beton içinde kalmasi ve görülmemesi gerekir.

Paslanma;

• Pas payi korunamamis tasiyici elemanlardaki donatilardan,

• İlave kat çikmak amaciyla veya bina henüz tamamlanmadigi için açikta birakilmis donati Filizlerinden baslayarak tüm binaya yayilir . Bu sekilde yayilan paslanma binayi zayisatir.

ZARAR GÖREN ELEMANLARI YENILEMEK

Binalar iyi insa edildigi ve bakildigi halde yapisal elemanlari sonsuza kadar saglam kalama z ; dis etkenlere maruz kaldigi veya kullanildigi sürece yavas yavas eskir . Deprem sirasinda, hasar görmüs veya yipranmis yapisal elemanlar görevlerini iyi yapamazlar. Bu elemanlarin yenilenmesi saglanarak binalarin saglamlik ve esnekligi korunabilir. Yillar sonra, -özel tarihi önemi olan binalar disinda- binanin bakimi, binanin yenilenmesinden daha maliyetli olur. Bu yüzden, modern büyük sehirlerdeki birçok bina 40-50 yilda bir yeniden yapilir.

AHSAP

Yapiya ait tasiyici olan ya da olmayan ahsap elemanlar ; su, böcekler veya yangindan kaynaklanan hasarlara maruz kaldigi zaman hizla yenilenmelidir. Sorunun yayilmasinin engellendiginden emin olmak için sadece sorunlu bölgeyi degil , etrafindaki hasarsiz görünen bölümü de yenilemek gerekir. Binanin bütün ahsap parçalarini , özellikle saçaklari, pencerelerin alti ve temelin etrafini her yil dikkatlice kontrol etmeyi aliskanlik haline getirmek, küçük ve dikkat çekmeyen sorunlarin ileride daha büyük sorunlar haline gelmesine engel olur.

TUGLA

Bu malzemenin depremden etkilenmemesi için, tuglalari birbirine baglayan harçlarin da bozulmaya ve dökülmeye baslamislarsa bakiminin yapilmasi ve tamir edilmesi önemlidir. Bu kirik, çatlak veya dökülmüs harcin sökülmesi ve yerine orijnali ile ayni tipte bir harçla tekrar doldurularak tamir edilmesi gerekir. Hasarli tugla varsa , bununda yine ayni tipte bir tugla ile degistirilmesi önemlidir. Eger degistirilen tugla ve harç orijinallerinden daha farkli ve saglam olursa, bu durum binanin bütünlügünü bozarak o bölümü rijit hale getirir . Bu durum binanin diger kisimlarinin zayiflamasina ve buralarda kirilmalara neden olur. Seçilen tugla ve harç tipi binalari zayiflatarak nemlenme problemi de yaratabilir. Örnegin; kerpiç yapilarda kullanilan çimento esasli sivalar ve harçlar , çogunlukla öngörülmeyen ve yapinin zayiflamasina neden olan bir tuzaktir. Onun yerine toprak ve su karisimi harç kullanmak en iyisidir.

BETON

Betonarme binalarda sistem bir bütün olarak eskimeye baslar. Genellikle çiplak gözle bunun farkina varilamaz. Beton zamanla degisen bir maddedir. Beton ilk karistirildiginda sivi haldedir; fakat kimyasal reaksiyondan dolayi hizla katilasir. Bu reaksiyon bina tamamlandiktan sonra bile devam eder. Beton katilasmaya ve yavasça büzülmeye baslar. Bu süreç içinde betonda olusmaya baslayan birtakim kimyasal degisiklikler, içindeki donatiyi koruma özelligini kaybetmesine neden olur. Bununla beraber, ahsap ve tugla gibi insaat malzemelerinden farkli olarak, betonarme binalar daha uzun ömürlüdür . Yine de, bina tamamlandiktan 40 – 50 yil sonra yavas yavas saglamligini kaybetmeye baslar. Bu da çogunlukla 50 yasina gelen bir binanin gerek deprem sartnamelerinde meydana gelen degisiklikler, gerekse yaslanma nedeni ile tümüyle yenilenmesi hususunun düsünülmesi gerektigi anlamina gelir.

DEPREME HAZIRLIK

TASARIM VE YAPIM SÜRECI

Tapulu arsasi olan bir kisi veya kurulus, bu arsanin üzerine depreme dayanikli bir bina yaptirmak istiyorsa; asagida belirtilen ve izlenmesi zorunlu prosedürün bir parçasi olan adimlari izlediginde, bina dogru süreçlerden geçerek, kontrollü bir sekilde insa edilmis olacaktir.

• Binanin, yetkili bir mimar tarafindan, arsanin bulundugu bölgenin imar durumuna göre mimari projesi yapilmalidir.

• Uygulama projesi safhasindan önce, arsanin geoteknik (zemin) etüdü yaptirilmalidir. Binalarda zeminin özelliklerine uygun bir temel yapilmasi çok önemlidir.

• Tüm insaat süreci boyunca binanin malzeme miktarinin, kalitesinin ve projeye uygunlugunun kontrol edilmesi için mal sahibinin bir yapi denetim sirketiyle sözlesme yapmasi gereklidir. Bu sirket, insaatin her asamasinda - duvar örüldügünde, çati yapildiginda vs.- kontroller yapmak zorundadir. Her kat betonu atilirken numune alip laboratuar testi yaptirmak, bu sirketin görevidir. Yapi denetim sirketi ödeme için belediyeye basvurur. Belediye yetkilileri insaati kontrol edip isleyisin projeye uygunlugunu belirledikten sonra, yapi denetim sirketinin bir kamu bankasina yatan ödemesini alabilmesi için onay verir.

Binalarin insa edilebilmesi ve yapim sonrasinda kullanilabilmesi için alinmasi gereken üç izin vardir. Tüm izinleri alabilmek için; tasarimin ve insaatin dogru ve eksiksiz yapilmasi ve binanin bu süreçler içinde belli incelemelerden geçmis olmasi gerekmektedir:

İnsaata baslamadan önce ilgili belediyeye veya arsa, belediye ve mücavir alan sinirlari disindaysa, valilige bagli Bayindirlik il Müdürlügüne basvurularak “insaat Ruhsati” alinmasi gerekir.

• İnsaatta temeller atilip, su basman kotuna gelindiginde yapi denetim sirketi gerekli kontrollerini yaptiktan sonra belediyeye veya valilige bagli Bayindirlik il Müdürlügüne “Temel Üstü Ruhsati” için basvuru yapilir. Belediye görevlileri gelerek insaatin projeye uygunlugunu kontrol eder ve uygunsa izni verir. Bu izinden sonra insaata devam edilebilir.

• İnsaat bittiginde yapi kullanim izni olan “iskân izni” alinmalidir. Bunun için yine yapi denetim sirketinin kontrolünden sonra, mimarin ve mal sahibinin birlikte imzaladigi bir dilekçe ile belediyeye veya valilige bagli Bayindirlik il Müdürlügüne basvurulur. Belediye görevlileri gelerek bir kez daha projeye ve saglik kosullarina uygunluk kontrolü yapar ve uygunsa “iskân izni” islemlerine baslanir. Izin alinincaya kadar elektrik, su ve kanalizasyon hizmetlerinden ve tesislerinden faydalanilamaz. Eger bina tasdikli projesine ve saglik kosullarina uygun degilse , mühürlenir.

Tüm bu izinlerin alinmasi, aslinda yapinin dogru ve kontrollü insa edilmesi için gereklidir.

İzinler için müracaat edilecek yetkili kurum; belediye ve mücavir alan sinirlari içinde ilgili belediye, disinda valilige bagli Bayindirlik il Müdürlügü, (sadece Istanbul için, eger bina Bogaziçi Öngörünüm Bölgesinde ise Büyüksehir Belediyesi'ne bagli olan Bogaziçi imar Müdürlügü)'dür.

Köy yerlesik alanlarinda yaptirilacak olan yapilar için insaat ve iskân ruhsati alinmasina gerek olmayabilir; ancak yapinin fen ve saglik kurallarina uygun olmasi ve muhtarlik tan izin alinmasi gerekir.

Site alaninda bulunan arsalarda, yeni yapi insa etmek için Kültür ve Tabiat Varliklarini Koruma Kurulundan onay alinmalidir.

Binada tadilat yaptiriliyorsa, bilmeden binanin tasiyici sistemine veya yük aktarma sistemine istenmeyen bir etki yapiliyor olabilir. Bir deprem sirasinda binanin ayakta kalabilmesinde rol oynayan en önemli faktör, yük aktarma sisteminin (tasiyici sisteminin) dogru çalismasidir. Dolayisiyla, herhangi bir tadilat yaptirmak istendiginde ilgili belediyeye veya diger kurumlara basvurarak izin alinmasi gerekli ve önemlidir. Özellikle binanin fonksiyonunu degistirmek, tasiyici sisteminde degisiklik yapmak veya binaya ekleme yapmak isteniyorsa, mutlaka yetkili bir mimar veya mühendise danisilmasi ve yine ilgili kurumdan izin alinmasi gerekir.

Eger, tarihi bir binanin tadilat geçirmesi veya yeniden yapilmasi söz konusu ise; ilgili belediye veya valilige bagli Bayindirlik il Müdürlügünden izin alinmadan önce, Kültür ve Tabiat Varliklarini Koruma Kurulundan izin alinmasi gereklidir. Bu kurulun varliginin amaci, tarihi dokunun korunmasini saglamaktir.

Ayrintili bilgiye www.bayindirlik.gov.tr adresinden ulasabilirsiniz.

MEVCUT BiNALARIN DEPREM GÜVENLIGININ ARASTIRILMASI

Binalarin depreme karsi güvenli olup olmadiklari yalnizca gözlem yapilarak anlasilamaz. Bunun için, daha detayli arastirma yapmak, malzeme örnekleri alarak bunlari laboratuar testlerinden geçirmek gereklidir. Bu arastirmayi ancak yetkili kurumlar yapabilir. Bu konuda danisilabilecek kisi ve kurumlar:

• İnsaat Mühendisleri Odasi

• Üniversitelerin insaat Mühendisligi Bölümleri

• Bayindirlik Bakanligindan Sertifikali Mühendisler

Binalarin depreme karsi güvenli olup olmadiklari , “Deprem Yönetmeligi”nde mevcut kosullara uyup uymamasi ile ölçülür.

Betonarme yapilarin deprem güvenliginin arastirilmasi, su adimlari kapsar:

1. Mühendisler tarafindan binanin mevcut betonarme projesi incelenir. Projenin deprem yönetmeligine uygunluguna bakilir. Proje bulunamazsa, ölçümler yapilarak binanin tasiyici sisteminin rölövesi (mevcut durumu) çizilir.

2. Mühendisler, binaya gelerek insaatin projeye uygun olarak yapilip yapilmadigini kontrol ederler. Bunun için;

• Yapi elemanlarinin boyutlarina bakilir.

• Tasiyici sistemde kullanilan donatilarin cins, paslanma durumu, boyut ve yerlesimleri- tasiyici elemanlardaki betonun siva ve pas payi kaldirilarak kontrol edilir. Yapilan arastirmalardan sonra pas payi kaldirilan bölgeler, dogru bir sekilde kimyasal tamir harci ile kapatilmalidir.

3. Yapinin mevcut beton kalitesini ölçmek için laboratuarda test edilmeye gönderilmek üzere uygun görülen birkaç farkli noktadan, tasiyici elemanlarin donatilarina rastlamayacak sekilde karot ile beton örnekleri alinir. Tasiyici elemanlarda örnek almak üzere olusturulan bosluklar, dogru bir sekilde, yüksek mukavemetli, rötresi az kimyasal harç ile doldurulur.

Beton örneginin, bina içinde dagilimi görebilmek amaciyla farkli noktalardan alinmasi gerekir. Bir binada, gerekli görülen her yerden karotla örnek alinamiyorsa uygun yerlerden beton örnegi alinip, diger noktalarda tasiyici elemanlarin sivasi kaldirildiktan sonra çekiç okumalari da yapilabilir ; fakat yalnizca çekiç okumalari yapmak , beton dayanimini belirlemek için yeterli degilldir .

4. Tüm bu bilgilere dayanarak, binanin yapisal özellikleri ve üzerinde insa edildigi zeminin özellikleri de göz önünde bulundurularak bilgisayar ortaminda binanin analizi yapilir ve yapisal elemanlarin tasima kapasiteleri yönetmelik çerçevesinde kontrol edilir.

BINALARIN DEPREME KARSI SIGORTALANMASI

1999 izmit depreminden sonra yürürlüge giren bir kararname uyarinca deprem sigortasi yaptirmak zorunlu hale gelmistir. Deprem sigortasi, DASK adina zorunlu deprem sigortasi poliçesi pazarlamaya yetkili olan sigorta sirketlerine yaptirilabilir. Ödenen primler, Dogal Afet Sigortalari Kurumunda toplanmaktadir. Sigorta yaptirmak için bina ile ilgili gerekli bilgiler sunlardir:

• Tapu bilgileri (ada, pafta, parsel, sayfa no.)

• Binanin insa yili ve yapi tipi

• Toplam kat sayisi

• Binanin hasar durumu

• Dairenin brüt yüzölçümü

• Dairenin kullanim sekli

Yapinin sigortalanan degeri; binanin yapi tarzina göre belirlenmis olan standart metrekare bedeli ile meskenin brüt yüzölçümünün çarpilmasiyla hesaplanir. Ödenecek prim tutari ise hesaplanan sigorta bedelinin binanin hangi deprem bölgesinde yer aldigina bagli belli bir katsayi ile çarpilmasi sonucu ortaya çikar.

Tüm yapi tarzlari için verilebilecek en fazla teminat tutari 2003 yili için 40 milyar TL'dir. Sigorta süresi bir yil oldugundan, sigorta her yil yenilenmelidir.

Dogal Afet Sigortalari Kurumunun (DASK) yetki verdiklerinin disindaki kisi ve kuruluslar zorunlu deprem sigortasi yapamazlar; ancak binanin degeri, hesaplanan zorunlu deprem sigorta bedelinden yüksek ise bu bedeli asan kisim için sigorta sirketleri tarafindan eskiden oldugu gibi “ihtiyari Deprem Sigortasi” yaptirilabilir. Bunu yapabilmek için binanin zorunlu deprem sigortasinin yapilmis olmasi gerekir.

Konut olarak kullanilmayan ticari vb. binalar zorunlu deprem sigortasi kapsami disindadir. En önemli nokta, 27 Aralik 1999 tarihinden sonra insa edilmis olan binalarin , resmi prosedür ve ilgili yönetmeliklere uygun yapilmamis olmasi ve insaat ruhsati almamasi durumunda sigorta edilememesidir. Ayrica, binanin tasiyici sistemini zayiflatacak sekilde ve projesine aykiri bir sekilde tadilat yapan veya yapilmasina imkân veren ev sahipleri de hasarin bu nedenle olustugunun veya arttiginin ortaya çikmasi durumunda belirlenecek tutar kadar tazminat alma haklarini kaybederler.

Bu nedenle binalarin tasarim, yapim ve tadilat süreçlerinde mimar ve mühendislerle birlikte çalismak ve resmi gereklilikleri yerine getirmek önemlidir.

Her türlü tasinir mal, esya ve benzerleri Zorunlu Deprem Sigortasi teminati disindadir.

Olasi bir deprem sonrasinda;

• 15 is günü içinde DASK adina sözlesmeyi yapan sigorta sirketine bildirimde bulunulmalidir.

• DASK görevlileri veya yetkili kildigi uzmanlar gelip binayi inceler ve gerekli belgeleri talep eder.

• Binanin hasar tazminat miktari taraflar arasinda anlasmayla belirlendiginde, kesinlesmis olan bu miktari DASK en geç takip eden bir ay içinde hak sahibine öder.

Unutmamak gerekir ki bundan sonra devlet, konutu yikilan veya hasar gören kimselere yeni bir konut veremeyecektir. Bu nedenle deprem sigortasini yaptirmak, sahip oldugu konutlarin korunmasini saglamak isteyen her yurttasin görevidir.

Ayrintili bilgiye www.dask.com.tr adresinden ulasabilirsiniz.

KISISEL HAZIRLIKLAR

Binalarin depreme dayanikli olmasi çok önemlidir. Bununla birlikte, ailelerimizi, ögrencileri ve çalisma arkadaslarimizi da depreme hazirlamak isteriz. 1999'daki Izmit ve Düzce depremlerinden etkilenen 1,5 milyon kisiden %1'i hayatini kaybetti . Bu trajedinin ardindan hayatta kalan bölge sakinlerinin %99'u deprem sonrasinda hayatlarina devam etmeye çalisiyor. Yaralanmalari ve sakatliklari azaltacak önlemler almak; yiyecek, su ve ilkyardim malzemeleri depolamak ve afet plani hazirlamak deprem sirasinda ve sonrasinda yasanabilecek karisikligi azaltabilir.

Binamizin içindeki esyalarin depremde tehlike yaratmayacagindan emin olmamiz gerekir. Depreme dayanikli sekilde insa edilen binalar deprem sirasinda deprem dalgalariyla beraber hareket edebilir. Bu; dolaplarin, buzdolaplarinin ve kitapliklarin devrilmesine, televizyonlarin ve cam esyalarin uçmasina ve pencerelerin kirilmasina sebep olabilir. Esyalarimizi daha güvenli alanlara yerlestirmek, duvarlara sabitlemek ve gerekli diger küçük adimlari atmakla, gelecek depremlerde ortaya çikabilecek yaralanmalari ve maddi kayiplari azaltabiliriz .

Felaket meydana geldiginde çevremizdekilere de yardim etmeye hazir olabilmeliyiz. Yollar kapandiginda ve binalarda hasarlar olustugunda, ilk üç gün içinde yardimin en büyük kismi , yakin çevremizde bulunan insanlardan gelir. Bu nedenle, ilk yardim dersleri almak ve afetten sonra nasil yardim edilecegini ögrenmek de önemlidir.

Depreme küçük adimlar atarak hazirlanabiliriz: Temel Afet Bilinci, Yapisal Olmayan Tehlikelerin Azaltilmasi ve Toplum Afet Gönüllüsü egitimlerine katilma bilgilerine

ww w.koeri . boun. edu.tr adresinden ulasabilirsiniz.

AİLE AFET HAZIRLIK PLANI

Tamamladiginiz her maddenin yanindaki kutucuga onay isareti koyunuz .

RiSK DEGERLENDRMESi VE PLANLAMA

Bu konuda bir aile toplantisi yaptik .

Evde, her odada en güvenli yerleri belirledik . (Pencerelerden, üzerimize düsebilecek büyük ve agir esyalardan ve yangina neden olabilecek soba, firin gibi nesnelerden uzakta yerler)

Evdeki ve binadaki alternatif çikis yollarini belirledik. Çevremizdeki olasi yapisal olmayan tehlikeleri belirledik.

Bölge ve baskent disinda baglanti kuracagimiz kisi/kisileri ve telefon numaralarini biliyoruz:

Bunlar: Tekrar nasil bulusacagimizi biliyoruz.

Evin içinde: Evin disinda: Mahallemizin disinda:

Önemli evraklarimizin, adreslerin ve telefon numaralarinin birer kopyasini hazirladik. Bu kopyadan bir nüsha bölge disi baglanti kisisinde , bir nüsha da deprem çantamizda bulunduruyoruz.

Deprem sonrasinda telefonu yalnizca acil durumlarda kullanmamiz gerektigini ögrendik. Bilgi edinmek için radyo ve televizyonu kullanmamiz gerektiginiz biliyoruz.

Her alti ayda bir planimizi gözden geçirmeyi kararlastirdik. Bu bilgiyi tanidigimiz herkese aktariyoruz.

FIZIKSEL KORUNMA ÖNLEMLERI

Binamiz güncel deprem yönetmeligine göre tasarlanmis ve insa edilmistir ya da yetkili bir mühendis tarafindan incelenip gereken güçlendirme tamamlanmistir.

Binamizi nemden koruyoruz ve gereken tamiratlari vakit geçirmeden yaptiriyoruz .

Sarsinti esnasinda düsüp kayarak biz ya da çocuklarimiz için hayati tehlike yaratabilecek yüksek ve agir mobilyalari, büyük elektronik esyalari, aydinlatma elemanlarini, beyaz esyalari, tüp gazlari ve diger esyalari kirislere, kolonlara ve/veya dösemeye uygun sekilde sabitledik.

Içindeki nesnelerin sarsinti esnasinda düsmesini önlemek için mutfak dolaplarinin kapaklarina güvenlik mandallari taktirdik, televizyonumuzu, bilgisayarimizi ve diger elektronik esyalari uygun sekilde sabitledik ve resim, tablo gibi nesneleri duvara asarken çengel vidalar kullandik.

Bir yangin söndürücü bulunduruyor ve yilda en az bir defa bakimini yaptiriyoruz.

Sonraki nesillerimize aktarmak istedigimiz aile yadigâri esyalarimizi depremde zarar görmemeleri için sabitledik .

Tehlikeli maddelerin, sarsinti esnasinda devrilip dökülmelerini önlemek için bunlari sinirli miktarda bulunduruyor , izole ediyor ve birbirlerinden ayiriyoruz.

Yata klarimizin yaninda bir çift ayakkabi , bir çift is eldiveni ve pilleri yeni olan bir el feneri bulunduruyoruz .

Deprem sonrasinda, çevremizde gaz sizintisi olmadigindan kesinlikle emin olana kadar çakmak, kibrit ya da bunlar gibi yangina neden olabilecek seyler kullanilmayacagini biliyoruz.

Ki rilabilecek pencerelerden korunmak için camlara kalin perdeler astik , ya da üzerlerine slm çektirdik .

ILK MÜDAHALE KAPASITESI : KAYNAKLAR VE BECERILER

Hayatimizi sürdürecek gereksinimlerimizi toparlayip evde ve arabamizda bulundurmak üzere deprem çantalarimizi hazirladik. (kisi basi günlük 4 litre su, 3 gün yetecek kadar yiyecek, reçeteli ilaçlar, el feneri , yedek piller , ilk yardim çantasi , bir miktar nakit para , giysi , tuvalet ve kisisel temizlik malzemeleri , yaslilar, çocuklar ve engelliler için gerekli olabilecek özel erzak ve ihtiy a çlari da içerecek sekilde hazirlanmis bir çanta)

Yangin söndürücünün nasil kullanilacagini ögrendik.

Elektrik salterleri, dogalgaz ve su vanalarini nasil kapatacagimizi biliyoruz.

Yasadigimiz yerde, afet sonrasinda kendi kendimize yardim edebilmek için organize olurken kullanabilecegimiz olay kumanda sistemi ya da standart acil durum yönetim sistemi ilkelerini ögrendik .

Afete ve acil durumlara hazirlik ile ilgili ilk yardim, yanginla mücadele, hasf arama kurtarma, telsiz haberlesmesi ve Toplum Afet Gönüllüsü bilgi ve becerilerini kazandik.

İŞ YERİ, OKUL ,KURUM AFETE HAZIRLIK PLANI

Tamamladiginiz her maddenin yanindaki kutucuga onay isareti koyunuz . RISK DEGERLENDIRMESİ VE PLANLAMA

Isyerinde , okulda ya da kurumumuzda afet etkilerini azaltma , hazirlik ve müdahale konularini kapsayan bir plan gelistirmek ve bu plani güncellemek için düzenli toplantilar yapiyoruz . Dogal ve çevresel felaketleri göz önünde bulundurarak is sürekliliginde aksama, tesislerde ya da hizmetlerde kayiplar , ekipman ve sistem arizalari , bilgi güvenligi ile ilgili sorunlar ve diger acil durum konularini kapsayan bir organizasyon ve faaliyet plani hazirladik. Çalisanlar, ziyaretçiler, müsteriler, yaptigimiz isler, hizmetlerimiz, gelir sürekliligi ve toplumdaki güvenilirliligimiz ile ilgili riskleri degerlendirip önceliklerini belirledik.

Binalar, binalarin yapisal olmayan elemanlari ve binalarin içindeki nesneler nedeniyle ortaya çikabilecek Fiziksel riskleri belirledik ve degerlendirmeye tabi tuttuk.

Bölgesel etkiler, tedarikçiler üzerindeki olasi etkiler, pazar degisimi, öz kaynaklar, müsteriler üzerindeki olasi etkiler ve disaridan yardim alabilme konulari ile ilgili bir is etkilenme analizi yaptik. Önemli is süreçleri, operasyonel etkiler ve maksimum is disi kalma zamani, kritik ekipman, önemli islem kayitlari, iletisim agi ve sistem gereksinimlerini göz önünde bulundurduk. Tehlikelerin azaltilmasi, can güvenligi, çalisanlarin egitimi , Finansal planlama ve deprem sonrasi faaliyetlerin yönetimi konulari ile ilgili bir planimiz var.

Faaliyetlerimize devam etmek için alternatif yerler ile ilgili bir planimiz var. Ekonomik riskleri karsilamak için sigorta sistemimiz var.

Bölge ve mahallemize ait haritalarimiz var. Alternatif tahliye ve toplanma bölgelerini belirledik.

Evlerinde afet hazirligi önlemleri almalari için çalisanlarimizi, müsterilerimizi ve gönüllüleri destekliyor ve cesaretlendiriyoruz

FIZIKSEL KORUNMA ÖNLEMLERI

Binamiz güncel deprem yönetmeliklerine göre uygun sekilde konumlandirilmis, tasarlanmis ve insa edilmistir y a da yetkili bir mühendis tarafindan incelenerek gerekli görülen güçlendirme ve tamirat çalismalari yapilmistir .

Binamizi nemden koruyoruz ve gereken tamiratlari vakit geçirmeden yaptiriyoruz.

Sarsinti esnasinda düsüp kayarak can kayiplarina, yaralanmalara neden olabilecek; is sürekliligini, hizmetleri engelleyecek ya da kültürel mirasimiza zarar verebilecek nesneler uygun şekilde sabitledik; agir mobilyalari, bilgisayarlari, televizyon ve diger elektronik esyalari, aydinlatma elemanlarini, gaz ve su depolarini sabitledik .

Içindeki nesnelerin sarsinti esnasinda düsmesini önlemek için dolaplarinin kapaklarina güvenlik mandallari taktirdik, resim, tablo gibi nesneleri duvara asarken çengel vidalar kullandik.

Binamizda/tesisimizde; duman dedektörleri, yangin alarmlari, otomatik söndürme sistemleri, yangin söndürme tüpleri ve hortumlari ile otomatik acil durum aydinlatma sistemlerini kurmus durumdayiz ve bunlarin düzenli bakimlarini yapmaktayiz. Binalarimizdaki acil çikis yollari belirlenmis ve isaretlenmis durumdadir . Yilda en az iki defa bina tahliye tatbikatlari yapmaktayiz.

Tehlikeli maddelerin, sarsinti esnasinda devrilip dökülmelerini önlemek için bunlari sinirli miktarda bulunduruyor, izole ediyor (ayri ayri kaplarda tutuyor) ve birbirlerinden ayiriyoruz.

Önemli bilgilerimizi bölge disinda bir baska yerde düzenli olarak yedekliyoruz. ( bu bilgiler ögrencilerin acil durum irtibat kisilerini , adreslerini ve bunlarin kullanim izinlerini de kapsamaktadir)

ILK MÜDAHALE KAPASITESI : KAYNAKLAR VE BECERILER

Çalisanlarimiz ve müsterilerimiz için acil bir durumda ilk 72 saat süresinde ihtiyaç duyulabilecek malzemelerden yeterli miktarda uygun yerlerde saklamaktayiz. (kisi basina günlük 4 litre su, 3 gün yetece k yiyecek, ilk yardim malzemeleri , jeneratörler , acil durum aydinlatma gereçleri , temel müdahale ekipmanlari , alternatif iletisim adresleri , alternatif ulasim yollari , geçici barinak ve temizlik malzemeleri )

Ilkyardim, kazazedeler arasinda öncelik belirleme (triaj), hafif arama kurtarma, yangina müdahale, telsiz haberlesme , acil durum enerji jeneratörleri kullanimi ve toplum afet gönüllüsü bilgi ve becerileri konularinda egitim aldik.

Elektrik salterleri , dogalgaz ve su vanalarini nasil kapatacagimizi biliyoruz.

Yasadigimiz yerde, afet sonrasinda kendi kendimize yardim edebilmek için organize olurken kullanabilecegimiz olay kumanda sistemi ya da standart acil durum yönetim sistemi ilkelerini ögrendik . Bölgedeki insanlarin ve toplum örgütlerinin acil durumlara müdahale çalismalarinin desteklenmesi ve karsilikli yardimlasma konularinda kendi kaynaklarimizin kullanimi ile ilgili bir plan hazirladik.

BİNA TEHLİKE AVI

1975 veya 1998 Deprem Yönetmeligine göre, özenle tasarlanarak insa edilen binalar can güvenligi saglayacak yeterlilikte olup deprem sirasinda yikilmayacaktir. Bu yönetmelikler çerçevesinde özenle tasarlanmadan insa edilmis olan binalar için, asagidaki Bina Tehlike Avi olasi tehlikeleri belirlemenize yardimci olabilir . Binaniz herhangi bir kategoride risk içeriyorsa , yetkili bir mühendise danismaya çalisiniz.

1 . ZEMIN iLE ILGILI OLAN RISKLER

Binanizin bulundugu yer nasil?

Risk olusturabilir:

• Dere yatagi ve dolgu zeminler

• Bataklik zeminler

• Çok egimli araziler

• Uçurum kenarlari

• Fay hattinin üzerinde yer alan zeminler

2 . BİNANIN YASI İLE ILGILI OLAN RISKLER

Binaniz betonarme ise; kaç yasinda?

Risk olusturabilir:

• 28+ yillik

• Herhangi bir yönetmelige göre insa edilmemis olanlar

3 . BİNANIN TASIYICI SISTEMI İLE ILGILI OLAN RISKLER

Binanizin yapim türü nedir?

Risk olusturabilir:

• Düzensiz , dengeli dagitilmamis çerçeve sistem betonarme binalar

• Deprem hatili olmayan yigma binalar

4 . BİNANIN YÜKSEKLIGI İLE ILGILI OLAN RISKLER

Binaniz (zemin kat dâhil ) kaç katli?

Risk olusturabilir:

• 4+ katli iyi insa edilmemis betonarme yapilar

• 2+ katli yigma yapilar

5 . YUMUSAK KAT RISKI

Zemin kat nasil ?

Risk olusturabilir:

• Normal katlarla ayni kat yüksekligine ve sekline sahip , ancak duvar yok

• Kat yüksekligi normal katlardan fazla ve duvar yok

6 . BİNANIN SEKLI İLE ILGILI OLAN RISKLER

Binanizin sekli nasil?

Risk olusturabilir:

• Kenarlari arasindaki oran çok büyük olan bir dikdörtgen seklinde olmasi

• L, H, arti seklinde veya uzun bir dikdörtgen seklinde olmasi ve dilatasyon derzinin olmamasi.

7 . KOMSU BİNALAR İLE İGİLİ OLAN RISKLER

Binanizin yaninda nasil binalar var?

Risk olusturabilir:

• Ayni kat seviyesinde olup, ayni yükseklikte olmayan bitisik nizam binalar

• Ayni kat seviyesinde olmayan bitisik nizam binalar

8 . SUDAN KAYNAKLANAN RISKLER

Binanizda su toplanan veya sudan hasar görmüs bir kisim var mi?

Risk olusturabilir:

• Kis aylarinda rutubet oluyor.

• Küçük bir bölümde görülebilen paslanmis çelik donati , çürümüs ahsap, asinmis tugla var.

• Sürekli rutubet oluyor.

• Birden fazla kisimda görülen paslanmis çelik donati, çürümüs ahsap, asinmis tugla var.

• Binanin herhangi bir yerinde su birikiyor.

9 . BETONARME BINALARDA KALITESIZ MALZEME KULLANILMASINDAN KAYNAKLANAN RISKLER

Risk olusturabilir:

• Betonda deniz kabuklari görünüyor.

• Kolonlarda hiç etriye yok veya etriyeler kolon kiris baglanti yerlerinde siklasmiyor.

• 135 derece yerine 90 derece açi ile bükülmüs etriyeler kullanilmis.

• Betonda çok büyük çakillar , çöp, tahta parçalari var.

• Bina son depremde orta hasar görmüs ve onarimi yapilmamis.

10 . BİNANIN KULLANIM SEKLININ DEGISTIRILMESI İLE ILGILI OLAN RISKLER

Risk olusturabilir:

• Konut olarak yapilip, büyük ekipmanli atölye veya depo olarak kullaniliyor.

• Balkonlar veya teras kat agir malzemeyle kapatilmis.

• Çatiya agir ekipman eklenmis.

• Bina konut olarak insa edilmis; fakat artik okul , spor salonu, hastane veya birçok kisinin biraraya geldigi diger mekânlar olarak kullaniliyor.

• Yapimindan sonra ilave kat çikilmis.